Diğer DW Blogları DW.COM

Buluşma Noktası

Türk ve Alman kültür dünyası burada buluşuyor

Yukarı Bavyera ve Anadolu düğünlerinin karşılaştırması

Yukarı Bavyera düğünü görmüş birinin Türk düğününden “korkması” için hiçbir neden yoktur!

“Kendi düğünündeki çoğu davetliyi tanımıyorsan, Türksündür.” Almanlar, Türklerin izdivaç kültürünü anlatmak için sık sık bu alaysı ifadeyi kullanırlar. Ama bunu söyleyenlerin çok azı ve hatta Almanların çoğu şimdiye kadar Yukarı Bavyera’nın geleneksel düğünlerine katılmamıştır.
Türk düğünleri için yaptığımız tespit Yukarı Bavyera için de aynen geçerlidir. Burada da “düğün davetçileri” köyün evlerini kapı kapı dolaşır. Bavyera’da yaygın şekilde görülmeye devam eden “düğün davetçisi”, çiftin düğün hazırlıklarına ve düğün eğlencesine yardımcı olur. “Düğün davetçisi” eğlenceye aktif olarak katılır ve çoğunlukla sunuculuk da yapar. Bu geleneğin kökleri, kâğıdın çok pahalı olduğu dönemlere kadar uzanır. Maniler düzerek daveti ileten “düğün davetçisi” geleneği, günümüze kadar değişmemiştir. Çığırtkan dört renkli asasını yanından ayırmaz. Kırmızı renk aşkı, mavi sadakati, yeşil umudu, beyaz ise bekâreti sembolize eder.

Bütün köylüler düğüne davetlidir. Herkesin katılması esastır. Davetli, içine gönlünce bir miktar para sıkıştırdığı bohçasını da yanında getirir. Düğün sonunda bohça tekrar devreye girer. Davetliler artan yemekleri bohçalarına sarıp evlerine götürürler.

İlk kez bir Türk düğününe katıldığımda çok etkilenmiştim. Eşimle birlikte bir Türk meslektaşımızın düğününe davet edilmiştik. Verilen saatte gelmemiştik, Türklerin dakikliğe önem vermediğini birlikte çalıştığım arkadaşlardan öğrenmiştim. Pek inanmasam da adres doğruydu. Gerçekten de düğün belediyeye ait büyük salonlardan birinde yapılıyordu. Salonda binden fazla davetli toplanmıştı. Takım elbiselisinden spor kıyafetlisine kadar her kesimden insan vardı.

Eğlence geç saatlere kadar uzadı. Gelin ve damatla 60 saniye kadar konuşabildik. Kürt düğünüydü. Çifti uzaktan bile tanısa, herkesin düğüne uğrayıp sofraya oturması olağan kabul ediliyordu. Hediyeler de Kürt töresine göre verildi. Damada diğer davetliler gibi ben de para taktım. Hediye paketimizi ise bir kenara bıraktık.

Alman olsun, Türk olsun, kültür özgün ve mücerret değildir. Ortak özellikleri sanıldığından fazladır. Her toplum kendi örf ve adetleri ile değer yargılarının mükemmel olduğunu savunur. Hâlbuki, birçok Alman kendi kültürüne yabancılaşmıştır. Bu tespitin Türkler için de geçerli olup olmadığını söylemek ise bana düşmez.

Ama Almanlar olarak başkası hakkında ahkâm kesmeden önce kendi aynamıza bakmalıyız. Arzu edilir ki, öteki “taraf” da aynı şekilde davransın.


© Deutsche Welle

Metin: Werner Felten

Çeviri: Nihat Halıcı

Editör: Ahmet Günaltay

Tarih

26.10.2012 | 07:30

Paylaş

Geri bildirim

1 Yorum

1 Yorum

  • çok teşekür ederim güzel bir site hazırlamışsınız tüm ekibinize içten teşekür bu boşluğu doldurduğunuz için

    Saygılar

Yorum yaz