Diğer DW Blogları DW.COM

Buluşma Noktası

Türk ve Alman kültür dünyası burada buluşuyor

Polistar Galerisi

 

 

 

Polistar galerisiKomşulardan biri avizeyi takıyor, bir diğeri ciltçi. Polistar galerisi Tophane’de tamamen ticarete yönelik bir İş Hanı’nın dördüncü katında bulunuyor.  Burası bana hem biraz 1980’lerde o zamanki HdK Berlin’de (Güzel Sanatlar Yüksek Okulu; şimdiki adı UdK, Güzel Sanatlar Üniversitesi) öğrenim gördüğüm batı Berlin’i anmsatıyor, hem de iki Almanya’nın birleşmesinden sonra galerilerin ve sanat atölyelerinin eski sanayi bölgesine komşu olarak ayak bastığı doğu Berlin’i.

Tarih

13.09.2012 | 18:36

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz

Arda kalan Almanlar için yaşam alanı

2135 yılındaki Alman kültürüne genel bir bakış

Pan-Alman Federal Başbakanı Hans El Farrag ile Yurt İşleri Bakanı Aysun Eteo, sayıları gittikçe azalan saf Alman kökenlilere özel bir yaşam alanı (rezervasyon) sağlanması konusunda nihayet karar aldılar. Bu rezervasyon 100 kilometrekarelik bir alana yayılmış olup, eski eyaletlerden Bavyera’nın Oberland bölgesinde yer almaktadır. Federal Başbakan, “Nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olsa da, eski gelenek ve göreneklerini onurlu bir biçimde devam ettirmelerine olanak sağlanmalıdır” şeklindeki kabine kararını kamuoyuna duyurdu: “Genel olarak yaşamlarını sakin bir biçimde geçirmelerine ve belirli günlerde Pan-Alman nüfusun, arda kalan Almanları günlük alışkanlıklarını ve geleneklerini yerine getirirken izlemesine de izin verilecektir.” Böylece arda kalan Almanların âdeta paralel bir toplum oluşturmalarının da önüne geçilmiş olur. Bakan Eteo, bu tür önlemlere başvurulmasının üzücü olduğunu, zira bu insanların son yüz yıllar içerisinde bu ülkenin gelişmesine büyük katkı yaptıklarını belirtiyor, ne var ki bu süre içerisinde nesillerini devam ettirecek girişimlerde bulunmayı unuttuklarına işaret ediyor. Bakan Eteo, bunların sayısının yaklaşık 250 bin kadar olduğunu, çoğunluğunun 100 ve daha üstü yaşlarda olduğu için bunların tıbbî ihtiyaçlarının güvence altına alındığını söylüyor, ancak yaşam sınırı 105 yaş olarak tespit edildiği için bu noktada istisna yapılamayacağını da sözlerine ekliyor.

Tarih

13.09.2012 | 18:29

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz

Almanya’dan Türkiye’ye özgürlükçü oyunculuk

İyi bir televizyon dizisi izleyicisi değilim. Yazı buna müsaade etmiyor. Ama geçen kış geçirdiği bir kaza nedeniyle yanında kalmak zorunda olduğum annemin evinde, hastabakıcının işinin bütün hassasiyetine rağmen gözünü ayırmadan seyrettiği ve dikkatimin ekrana yöneldiğini fark ettiğinde de bir suç ortaklığı teklif edercesine bana bunun daha ilk bölümü olduğu bilgisini kaçamakça verdiği dizi sonraki aylarda da her salı gecesi programımın belirleyicilerinden olacaktı.

Tarih

13.09.2012 | 18:27

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz

“Türkler tiyatroya gitmez”

Türkler tiyatroya gitmez, çünkü eğitimden yoksundurlar ve Alman kültürü ile de ilgilenmezler. Gerçekten de, Berlin’deki Wintergarten tiyatrosunda, Filarmoni Orkestrası konserlerinde ya da Alman operasının salonunda bir koltuğa oturup, göz ucuyla seyirci kitlesini incelediğinizde, Türklerin sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini fark edersiniz. Peki, Türklerin tiyatroya gitmediği yönündeki klişenin doğruluğu bu şekilde ispat edilmiş olur mu?

Tarih

10.09.2012 | 11:23

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz