Diğer DW Blogları DW.COM

Buluşma Noktası

Türk ve Alman kültür dünyası burada buluşuyor

Search Results for Tag: Alman

Dağda yaşayanların dindarlığı

Bavyera’daki Türkler hayatlarından neden bu kadar memnunlar?

Dağlar doğanın amansız gücüdür. Aniden değişen havanın kopardığı fırtına ve yağmur vadide yaşayan canlılara ölüm getirir. Bu her mevsim böyledir. Dağlardaki keçiyolları emin değildir, yardan düşen her zaman sağ kurtulamaz.

Bu tehlikeler yüzünden dünyanın bütün dağlık bölgelerinde yaşayanlar fazlasıyla dindardırlar. Tanrının kendilerini koruması için inançlarını güçlendirirler. Bu Himalayalar’da da, Anadolu’da da, Bavyera dağlarında da böyledir. Doğu Karadeniz Dağları tıpkı Karwendel gibidir.

Tarih

19.10.2012 | 07:30

Paylaş

Geri bildirim

1 Yorum

Yakalarsam, mucuk mucuk!

Atilla OenerTarkan, zamanında listelerden inmeyen ve hâlâ sevilerek dinlenen bu şarkısıyla Alman müzikseverlerin de gönlünü fethetmişti. Şarkı, aslında bir şekilde hayatı tarif ediyor. Hangi yaşta olursanız olun, yaşamınızın hangi evresinde bulunursanız bulunun, Eros’un oku gelip vurmuşsa, düşüncelerinizi artık toparlayamaz hale gelir, heyecandan dizleriniz titrer. “Nasıl bir mevzu açsam?”, “Acaba beni beğeniyor mu?”, “Nasıl ilgisini çekebilirim?” aşıkların ilk randevu öncesi kafasında durmaksızın dönüp dolaşan sorulardan birkaçıdır.

Tarih

17.10.2012 | 07:30

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz

Boğaziçi

Şara Sayın’ın evinin terasında Boğaz’ın o engin sularına ve kıyılarına her göz atışımda, aslında bu şehrin klasik bir “merkez”i olmadığını fark ediyorum.

Doğru, tarihi yarım adası var; Beyoğlu, Tünel bölgesi ve Taksim Meydanı’ndan oluşan “yeni” eski merkezi var; Anadolu yakasında da Bağdat Caddesi bir başka “merkez”. Bunlar aynı zamanda şehrin kültür ve ticaret merkezleri.

Ancak bu şehrin asıl “merkez”i deniz.

Tarih

09.10.2012 | 08:08

Paylaş

Geri bildirim

2 Yorumlar

Şara Sayın

Şara SayınFatih Akın’ın hayal ürünü olan Almanca profesörü Nejat’a İstanbul’daki Alman kitapevini devraldırtmadan çok önce İstanbullu Almanca profesörü Şara Sayın Mühlbauer Kitapevi’nin müşterisiydi. Çok daha eskiden İstanbul Tünel’de “Caron” ve “Kalis” adlı iki Almanca kitap satan iki dükkân vardı. 1943 yılında Alman Lisesi’nden mezun olan Şara Sayın, “Birçok öğretmenimiz Almanca kitaplarımızı Caron’dan değil, Kalis’ten temin etmemizi isterdi. Çünkü Caron’un sahibi Yahudi’ydi” diyor. O yıllarda semtin iş hayatını başta Rumlar olmak üzere, Ermeniler ve Yahudi azınlıklar da belirliyordu. Şara Sayın, “İstiklal, çok dilli bir caddeydi” diyor. Ancak Nasyonal-Sosyalizm’in gölgesi Boğaz’daki eğitim kuruluşunda da kendini hissettiriyordu.

Tarih

03.10.2012 | 10:00

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz

Arda kalan Almanlar için yaşam alanı

2135 yılındaki Alman kültürüne genel bir bakış

Pan-Alman Federal Başbakanı Hans El Farrag ile Yurt İşleri Bakanı Aysun Eteo, sayıları gittikçe azalan saf Alman kökenlilere özel bir yaşam alanı (rezervasyon) sağlanması konusunda nihayet karar aldılar. Bu rezervasyon 100 kilometrekarelik bir alana yayılmış olup, eski eyaletlerden Bavyera’nın Oberland bölgesinde yer almaktadır. Federal Başbakan, “Nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olsa da, eski gelenek ve göreneklerini onurlu bir biçimde devam ettirmelerine olanak sağlanmalıdır” şeklindeki kabine kararını kamuoyuna duyurdu: “Genel olarak yaşamlarını sakin bir biçimde geçirmelerine ve belirli günlerde Pan-Alman nüfusun, arda kalan Almanları günlük alışkanlıklarını ve geleneklerini yerine getirirken izlemesine de izin verilecektir.” Böylece arda kalan Almanların âdeta paralel bir toplum oluşturmalarının da önüne geçilmiş olur. Bakan Eteo, bu tür önlemlere başvurulmasının üzücü olduğunu, zira bu insanların son yüz yıllar içerisinde bu ülkenin gelişmesine büyük katkı yaptıklarını belirtiyor, ne var ki bu süre içerisinde nesillerini devam ettirecek girişimlerde bulunmayı unuttuklarına işaret ediyor. Bakan Eteo, bunların sayısının yaklaşık 250 bin kadar olduğunu, çoğunluğunun 100 ve daha üstü yaşlarda olduğu için bunların tıbbî ihtiyaçlarının güvence altına alındığını söylüyor, ancak yaşam sınırı 105 yaş olarak tespit edildiği için bu noktada istisna yapılamayacağını da sözlerine ekliyor.

Tarih

13.09.2012 | 18:29

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz