Diğer DW Blogları DW.COM

Buluşma Noktası

Türk ve Alman kültür dünyası burada buluşuyor

Search Results for Tag: Almanca

Boğaziçi

Şara Sayın’ın evinin terasında Boğaz’ın o engin sularına ve kıyılarına her göz atışımda, aslında bu şehrin klasik bir “merkez”i olmadığını fark ediyorum.

Doğru, tarihi yarım adası var; Beyoğlu, Tünel bölgesi ve Taksim Meydanı’ndan oluşan “yeni” eski merkezi var; Anadolu yakasında da Bağdat Caddesi bir başka “merkez”. Bunlar aynı zamanda şehrin kültür ve ticaret merkezleri.

Ancak bu şehrin asıl “merkez”i deniz.

Tarih

09.10.2012 | 08:08

Paylaş

Geri bildirim

2 Yorumlar

Bir kitapçı ve ömrüm

Kapısından içeri ilk girdiğimde 11 yaşındaydım. Sevimli, yaşlı bir adam, annem kasada para öderken heyecan içinde elindeki kitapları karıştıran benim başımı okşamış, yıllar içinde aramızda gelişecek bir dostluğun ilk işaretini vermişti. İstanbul’un en önemli caddelerinden İstiklal Caddesi’nin Tünel yönündeki ucunda yer alan ve kentteki en önemli Almanca yayın kaynağı olan Türk Alman Kitapevi ömrümün geri kalanında benim için yaşadığım bu kentin en önemli uğrak yerlerinden biri olacaktı. Oldu da ve böyle de süreceğe benzer. Türk Alman Kitapevi’nde ders kitapları ile başlayan alışverişim 42 senedir sürüyor. Cezaevindeyken bile kesintiye uğramadı. Bunu sonra anlatırım. Franz Mühlbauer’in benim için şık bir paket yaptığı ilk edebiyat kitabı ise Erich Kaestner’in Emil und die Detektive adlı yapıtı oldu. Şimdi kitaplığıma baktığımda kitapların yarısının Mühlbauer ailesinin fertlerinden satın alınmış olduğunu saptıyorum. Önce Franz, sonra Joseph ve Thomas Mühlbauer. Franz Mühbauer’den başlayalım önce. Çok severdim bu yumuşak kalpli, sert görünümlü adamı.

Tarih

08.10.2012 | 10:11

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz

‘Aşkım be, çok şekersin!’

Şirin Manolya Sak 'Aşkım Be, Çok Şekersin!'Sokak Almancası (Kiezdeutsch) konuşabiliyor musunuz? Hangi kavramlar ve jestler önemli, biliyor musunuz? Ne? Bunlardan haberiniz yok ve yalnız okul Almancası mı konuşuyorsunuz? O halde ya dünyadan kopuk yaşıyor ya da 40 yaş ve üzeri gruba dahilsiniz. Kusura bakmayın ama, saygın dilbilimcilerine göre sokak Almancası Almancayı canlı ve dinamik hale getiriyor.

Tarih

04.10.2012 | 08:39

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz

Şara Sayın

Şara SayınFatih Akın’ın hayal ürünü olan Almanca profesörü Nejat’a İstanbul’daki Alman kitapevini devraldırtmadan çok önce İstanbullu Almanca profesörü Şara Sayın Mühlbauer Kitapevi’nin müşterisiydi. Çok daha eskiden İstanbul Tünel’de “Caron” ve “Kalis” adlı iki Almanca kitap satan iki dükkân vardı. 1943 yılında Alman Lisesi’nden mezun olan Şara Sayın, “Birçok öğretmenimiz Almanca kitaplarımızı Caron’dan değil, Kalis’ten temin etmemizi isterdi. Çünkü Caron’un sahibi Yahudi’ydi” diyor. O yıllarda semtin iş hayatını başta Rumlar olmak üzere, Ermeniler ve Yahudi azınlıklar da belirliyordu. Şara Sayın, “İstiklal, çok dilli bir caddeydi” diyor. Ancak Nasyonal-Sosyalizm’in gölgesi Boğaz’daki eğitim kuruluşunda da kendini hissettiriyordu.

Tarih

03.10.2012 | 10:00

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz

Benim iki evim

Geçen iki hafta boyunca bir dizi metni Almancaya çevirmem gerekti. İki evimin arasında gidip gelmek, birine bakıp diğerinde bir şey inşa etmek, birinde inşa ederken, bu kez de diğerinde yapabileceklerimi görmek, iki evim, iki dilim, Türkçeden Almancaya, Almancadan Türkçeye gezinmek çok güzeldi. Büyük zenginlikti.

Tarih

02.10.2012 | 12:59

Paylaş

Geri bildirim

Yorum yaz